Follow us on Facebook Follow us on Twitter
Kayıt ol
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Like Tree1Beğeni
  • 1 Post By darbe1995

Konu: 24 Kasım Öğretmenler Günü | Öğretmenler Günü ile ilgili Resimler,Şiirler,Videolar

  1. #1
    Yönetici Karaaaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yer
    ısparta
    Mesajlar
    5.099
    Tecrübe Puanı
    500000

    24 Kasım Öğretmenler Günü | Öğretmenler Günü ile ilgili Resimler,Şiirler,Videolar

    24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

    Öğretmenler Günü-Atatürk

    İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekilerini hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yardıma muhtaçtır.



    İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır. Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen kılavuzluğunda sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği somut olarak ortaya çıkmıştır.Okulun ve öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda sorunu çözülür.


    Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir.

    Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar, başka ulusların kölesi olmaya mahkumdurlar. Kalkınmanın temel şartı eğitim ve öğretimdir.


    Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcar.


    Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşam hazırlayan kimsedir. Öğretmenler gününün amacı öğretmenin toplumdaki yeri ve rolü önemi ve değeri nedir, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gerekli yüce oruna oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakar öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.



    Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.



    Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi
    Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.
    8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.



    Kurtuluş Savaşı'nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.

    Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.





    24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri'nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın... herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.



    Millet Mektepleri'nin açılışı ve Atatürk'ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

    DÜNDEN BUGÜNE ÖĞRETMEN
    İnsanın bu güne gelmesi, yeryüzünde belirmesinden başlayarak bu güne ulaşması milyonlarca yıldır uygarlaşması sonucu olmuştur. Çevresine ve kendisine yabancı, bilinçsiz insan, iğneyle kuyu kazmak örneği karanlıkları adım adım aydınlatarak, kafasındaki düğümleri, bilmeceleri çözerek çevresini, dünyasını genişletmeye çalışmıştır. Her çözülen düğüm, bir başka düğümün başlangıcı olmuş, genişleyen ufuklar, insanı insanlaştırmıştır.
    İnsanoğlu, elde ettiği bilgilerin, yaşamında ne denli önemli olduğunu çabuk kavramış, bu bilgileri o kadar titizlikle korumuş, üzerinde titremiştir ki aynı zaman- da bu bilgileri gelecek kuşaklara aktarmayı, varlığının birinci koşulu saymıştır. Taş baltanın ucunu keskinleştirmeyi öğrenen, birlikte avlanmanın yararını yaşayarak kavrayan, giderek düşünmeyi öğrenen insan, bu hazineleri çocuklarına aktarmayı akıl etti. Böylece insanlığın uygarlığa adımını atmasıyla doğdu öğretmenlik mesleği. Öyle ise öğretmenlik, insanlaşmakla başlar.
    İlkçağdaki toplumları incelersek hepsinde de bilge kişi olarak bildiklerimizin aynı zamanda birer öğretmen olduklarını görürüz. İşte Sokrates, işte Platon, işte Aristo! İlkçağın en büyük bilgini sürekli araştırıyor; inceliyor, düşünüyor ve sonunda yaratıyordu. Bunu yaparken de öğrencileri yanındaydı hep. Bilgiyi, düşünceyi dantel dantel örüyordu onlarla. Ve biliyordu ki bunlar, öğrencileri aracılığıyla geleceğe yol bulup uzanacaklardı. Sokrates’in savunmasını izleyen öğrencisi Platon olmasa onun neler düşündüğünü, ne denli yiğitçe bir savunma yaptığını hiçbir zaman öğrenemeyecektik. İnsanın uygarlaşma aşamalarında bu denli önemlidir öğretmenin yeri.
    Her yüzyılda karanlığa karşı bilimin, sevginin, insanlaşmanın yanında olan; kafaları kilitleyen boş inançların zincirlerini kırmak için mücadele eden öğretici insan, geçmişten bugüne onurlu savaşımını sürdürüyor.
    O, her devirde ileridir. Çünkü bilgidir, bilime olan inançtır, sevgide yürektir, erdemde insanlıktır.
    Bugün de insanlığın gelişmesinde Özgürlüğün ne denli önemli olduğunun bilincinde olan öğretmen “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller yetiştirmeyi, insan toplumunun geleceğinin garantisi olarak görür. Bilir ki bilim ancak özgür kafalarda yeşerecek ve yerini bulacaktır. Bu yüzden özgürlüğe şıktır öğretmen. Özgürlüğün inançlı bekçisi ve bilimin yiğit savaşçısıdır.
    ( Kamuran Vural, Milli Eğitim Dergisi)




    TÜRKİYE'DE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN TARİHÇESİ
    Ülkemiz yaklaşık bin yıldır Türkiye'dir. Türkiye'de öğretmenlik mesleğinin kökleri bin yıl öncesine giden uzun bir geçmişe dayanır. Bu nedenle Türkiye'de öğretmenlik mesleğine genel olarak bakarken konuyu Selçuklu Türkiyesi, Osmanlı Türkiyesi ve Cumhuriyet Türkiyesi olmak üzere üç ana dönemde ele almak gerekir:

    1. Selçuklu Türkiyesinde öğretmenlik genel olarak "din adamlığı", "hocalık", "imamlık" ve "müezzinlik" ile iç içe bir meslekti. Bu dönemde öğretmenlik mesleği dinsel ağırlıklı çok işlevli bir meslek niteliği taşır. Örgün eğitim kurumlarından sıbyan mekteplerinde öğretmenlik "muallimlik" olarak medreselerde öğretmenlik ise "müderrislik" olarak adlandırıldı. Sıbyan okullarında ve genel medreselerde öğretmenlik mesleğine ilişkin görevlerin temeli ve ağırlık merkezi dini öğretmekti. Bu dönemde öğretmenlik mesleğini edinim genel eğitimden ve din adamlığından ayrı bir uzmanlık alanı olarak düşünülmezdi. Bu nedenle öğretmenlik için ayrı bir program veya ayrı bir meslek ve ihtisas medresesi yoktu.

    2. Osmanlı Türkiyesinde öğretmenlik mesleğine ilişkin durum 15.Yüzyıl ortalarına kadar Selçuklu dönemindekinin hemen hemen aynıydı. Osmanlı döneminde ilk kez Fatih Sultan Mehmet öğretmenlik mesleğini dinsel ağırlıklı olmaktan kurtarma, dünyasal boyutlu oluşturma ve dolayısıyla laikleştirme doğrultusunda çok önemli bir adım atmıştır. Bu adım Türkiye'de öğretmenlik mesleğine ilişkin ilk gerçek bir atılımdır. Ancak eldeki bilgilere göre ne yazıktır ki bu atılımcı girişim Fatih'ten sonra sürdürülmemiş, süreklilik kazanmamış ve böylece Fatih'le başlayan ve Fatih'le biten bir atılım olmaktan öteye geçmemiştir. 18.Yüzyılın ikinci yarısında başlayan yenileşme hareketi 19.Yüzyılın ilk yarısında batılılaşma hareketine dönüşürken, 15.Yüzyıldaki ilk yönetimince yeni bir anlayışla gerçekleştirilen yeni bir atılımla öğretmenlik mesleği kendi meslek okuluna, yani öğretmen okuluna kavuşmuştur (1848). Anlamlı bir rastlantı olarak adını Fatih'ten alan bir semtte kurulup açılan bu okulla birlikte öğretmenlik kendine özgü bir meslek olma sürecine girmiş, yeni ve yenillikçi bir nitelik kazanmaya başlamıştır. Bir süre sonra öğretmen okulu çıkışlıların hukuki statüleri düşünülüp belli kurallara bağlanmaya ve öğretmenliğin meslekleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemeler başlamıştır (1869, 1892). Bu süreç 20.Yüzyılın ikinci on yılında biraz daha gelişerek sürerken öğretmenlik mesleğine ilişkin anlamlı bir birikim oluşmuştur. Bu birikimle birlikte somut bilimin yol gösterici ışığında yenilikçi öğretmenlik mesleği açıkça ortaya çıkmıştır.

    3. Cumhuriyet Türkiyesinde öğretmenlik mesleği yurdun kurtarıcısı ve Cumhuriyet'in kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yönlendiriminde çağdaş. Ulusal ve laik bir temele dayandırılmış: bu temelden kaynaklanan anlayış ve yaklaşımla yeniden yapılandırılmış. Sağlam ve tutarlı bir çerçeve içine alınmış gerçek yörüngesinde oturtulmuştur. Bu doğrultuda gerçekleştirilen yasal düzenleme ve uygulamalarla Cumhuriyet döneminde öğretmenlik mesleği çok saygın etkin ve etkili bir meslek niteliği kazanmıştır. 1924'te öğretmenlik mesleği yasayla tanımlanmış. Böylece yasal bir meslek niteliğine kavuşmuştur. Bunda Atatürk'ün eğitime, öğretmene ve öğretmenlik mesleğine bakışı çok etkin ve belirleyici rol oynamıştır.
    Atatürk'ün öğretmenlik mesleğine bakışı şu sözlerinde kesin bir nitelendirim açık bir anlamlandırım ve derin bir anlatım bulur:
    - Dünyanın her yerinde öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer üyeleridir. (1923)

    - Ulusumuzu yetiştirmek gibi kutsal bir görevi üstüne almış olan yüce Türk öğretmen topluluğu ...(1921)

    -Gelecekteki kurtuluşumuzun saygıdeğer öncüleri olan Türkiye öğretmenleri...(1921)

    - Hükümetin en verimli ve en önemli görevi milli eğitim işleridir..(1922)

    - Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim...

    - Benim asıl kişiliğim (niteliğim) öğretmenliğimdir. Ben milletimin öğretmeniyim...(1936)

    - Eğitimdir ki ulusu özgür; şanlı ve yüksek bir toplum olarak yaşatır..(1924)

    - Eğitim okul demektir. .(1919)

    - Okul adını hep birlikte büyük saygı ile analım! (1922)

    - Gerçek zaferi siz (öğretmenler) kazanıp sürdüreceksiniz..(1922)

    - Eğitim bakanı olarak milli irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.

    - Bilim ordusunun değeri siz öğretmenlerin değeri ile ölçülecektir...(1923)

    - Öğretmenler...bilim esasından kazanmaya başladıkları egemenliği sonuca ulaştırmalıdırlar.

    - Bununla öğretmenlik mesleği gerçek gelişme devrine dahil olacaktır...(1924)

    - Öğretmenler sizin başarınız Cumhuriyet'in başarısı olacaktır...(1924)

    - Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır...(1924)

    - Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür.Vicdanı hür.İrfanı hür nesiller ister...(1924)

    - Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir...(1925)
    Atatürk Türkiye'yi yönettiği 1919-1938 yılları arasında geçen 19 yıllık süre içinde kamu önünde yaklaşık olarak en az 40 kez olmak üzere en çok milli eğitim ve öğretmen konularını ve dolayısıyla öğretmenlik mesleğini işlemiştir. Bu bağlamda 1'i Sivas Kongre'sinde 15'i TBMM 'ni açış söylevlerinde ve 9'u öğretmen kongre ve toplantılarında 4'ü halkla konuşmalarında 2'si CHP kurultaylarında 1'i İzmir İktisat Kongresini 1'i Anakara Hukuk Mektebini 1'i Cumhuriyet'in 10.yıldönümünü açış söylevlerinde 1'i Konya orduevinde subaylarla konuşurken ve 1'i de milletvekili seçim bildirgesinde 2'si basın önünde ve 1'i öğretmen okulunda olmak üzere kamu önünde en az 39 kez bu konuları ele almış:

    Bu konularda görüş ve düşüncelerini açıklamış, ilkeler ortaya koymuş, değerlendirme ve önerilerde bulunmuş, yönergeler vermiştir. (Öztürk 1992:İnan 1983a ve 1983b: TDK 1979).Ayrıca çeşitli zamanlarda yaptığı okul ziyaretleri ile özel görüşme,söyleşi ve konuşmalarında da sık sık aynı konulara değinmiş, aynı konular üzerinde durmuştur.

    Bu arada Atatürk, çağdaş Türk eğitiminde çok büyük anlam ve önem taşıyan Millet Mektepleri Başöğretmenliğine kabul ederek (1928) öğretmenlik mesleğine çok somut ve etkin bir biçimde katılmıştır.Bu katılımıyla Öğretmenlik mesleğine çok büyük bir değer, onur ve saygınlık kazandırmış :öğretmenlik mesleğini yüceltmiştir.

    Atatürk'e göre öğretmen " yetiştirici, eğitici, öğretici, yaratıcı, geliştirici" olmasının yanı sıra aynı zamanda " öncü, kurtarıcı, kılavuzlayıcı, yenileştirici, savaşımcı-devrimci, değişimci-dönüşümcü, örnek olucu, yükseltici , yüksek hizmet verici , kutsal bir görev üstlenici" dir. Bütün bunlarla Atatürk'ün tanımladığı öğretmenlik tam anlamıyla gerçek öğretmenliktir.

    Atatürk'ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde gerçek öğretmenlik mesleği ile Atatürk, Cumhuriyet, ulus ve çağdaşlaşma arasında doğal köklü ve sımsıkı bir bağ ve iç içe geçen derin bir ilişki vardır. Bu dönemde çağdaş Cumhuriyet öğretmenliği öne çıkan bir meslektir.

    ÖĞRETMENİM

    Seni candan severiz
    Güzel öğretmenimiz
    Yetiştirdin bizleri
    Hiç yılmadan, yorulmadan
    Seni candan severiz
    Güzel öğretmenimiz
    Başladın alfabelerden
    Birçok şeyleri öğrettin
    Okuma sevgisini sen öğrettin bizlere
    Güzel öğretmenimiz
    Sana candan hepimiz
    Teşekkür ederiz.
    Ayşe PEHLİ VAN



    ÖĞRETMENİM
    Okumayı yazmayı,
    Sayıları saymayı,
    Güzel resim yapmayı,
    Sensin bana öğreten.

    Büyükleri saymayı,
    Küçükleri sevmeyi,
    Yurduma hizmet etmeyi,
    Sensin bana öğreten.

    Kasabamı, köyümü,
    Vatanımı, yurdumu,
    Milletimi, soyumu,
    Sensin bana öğreten.
    Halin VURAL


    24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ
    Ellerim kirliydi tuttun elimden
    Bilgi dağarcığın açtın özünden
    Bendeki cevheri gördün gözümden
    Umudum sen oldun düşüm sen gibi

    Yüksünmedin burnumdaki sümükten
    Sende bir insandın etten kemikten
    Annem miydin,babam mıydın,eğitmen.
    Kutsal meslek istiyorum sen gibi

    Yırtığımda yamam oldun dikişsiz
    Özünde doğruydun süssüz nakışsız
    Yüreğimdi yüreğin düzgün çakılsız
    Düz yollarda gideceğim sen gibi

    Aklaştı saçların bendeki kara
    Yürüdüm bir hayli vermedim ara
    Ektiğin tohumlar yeşersin daha
    Ben de tohum ekeceğim sen gibi

    Yurdumu öğrettin bayrağım başta
    Atamı sevdirdin, her an,her yaşta
    Kol kolaydık cehaletle savaşta
    Şimdi eğitmenim tıpkı sen gibi

    Yüreğim yorulmaz feyz aldım senden
    Ben de tutacağım çamurlu elden
    Dikensiz gördüğüm, dikenli gülden
    Demet demet dereceğim sen gibi


    ATATÜRK VE ÖĞRETMENİM

    Sevgili öğretmenim
    Heyecanla beklerdik seni her sabah
    "GÜNAYDIN" derdin, seslerin en güzeliyle,
    "BUGÜNKÜ KONUMUZ" diye, başlardın söze
    Kara tahta Önünde akbilgilerle
    Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.

    "BAYRAK" derdin öğretmenim
    Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
    "ATATÜRK" deyince coşardın sen
    Yatağına sığmayan IRMAK gibi.

    "ATATÜRK" deyince öğretmenim
    Nefes almaz seni dinlerdik
    Anlatırdın hayatını devrimlerini
    Cepheden-cepheye koşardın sen
    Daha bir büyürdün gözümüzde
    Sanki ATATÜRK'Ü yaşardın sen.

    Ellerinden öperim öğretmenim.
    En güzel duygularla en güzel bilgilerle
    Yetiştirdin bizi
    Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK
    Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim
    ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim
    ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz
    MEŞ'ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz...
    Özkan GÖNLÜM


    SOYLU BİLGİ AĞACI
    Yüreğimde sevgi harcı,
    Doku sensin öğretmenim.
    Her çiçekte burcu burcu,
    Koku sensin öğretmenim.
    Kalpte ışık, gözlerde fer,
    Önde oldun sen her sefer.
    Milletimin şan ve zafer
    Takı sensin öğretmenim.
    Gönlümüzde sevgi bağın,
    Yıldızısın al bayrağın,
    Güneş tuğlu gül şafağın,
    Şavkı sensin öğretmenim.
    Attığın her tohum gökçek,
    Şefkatinle açar çiçek.
    Dillerden hiç düşmeyecek
    Türkü sensin öğretmenim.
    Ruha huzur, derde ilaç,
    Arayanlar sana muhtaç.
    Bilgidir en soylu ağaç,
    Kökü sensin öğretmenim.
    Doğuverse güneş yüzün,
    Ufkumuzda kalmaz hüzün.
    Gece ile şu gündüzün
    Farkı sensin öğretmenim.
    Bestami YAZGAN


    ÖĞRETMEN
    A'dan başlar aydınlık,
    Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
    Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
    Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
    Yeryüzü ile el ele öğretmen

    Göz gözdür o, uzakları görürüz
    Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
    Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
    Çizer büyük değirmisini
    Uç olur da gergele öğretmen.

    Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
    Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
    83 toprak ev, 83 acı duman,
    Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
    Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
    Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

    Bir ışık, bir ışık daha,
    Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
    Nice istemeseler de, nice önleseler de,
    Uyandırır toplumunu
    İyiye, doğruya, güzele öğretmen.
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


    ÖĞRETMENİM
    Çocuklar yükselmek isteyen anıt,
    Harcını teriyle karar öğretmen.
    Seçmiş kendisine ne büyük sanat,
    Değerli yapıyı örer öğretmen.
    Bir hamur yoğurur iletir saca,
    Hakkıyla pişirir, öğretir hece.
    Binlerce yavruyu gündüz ve gece
    0 kutsal bağrına sarar öğretmen.
    Fidanlar büyütür nazik eliyle,
    Bilgiyi dağıtır tatlı diliyle.
    Ağaran saçının her bir teliyle,
    Mutlu bir zirveye erer öğretmen.
    Onun yavrusuna bin demek azdır,
    Kimisi erkektir kimisi kızdır.
    Bu kadar çocuğa hep güler yüzdür,
    Gülerken güleni arar öğretmen.
    Nazile DEMİR


    BEN ÖĞRETMENİM
    Ben öğretmenim,
    Sevdalısı bu yurdun.
    Dolaşırım sınırlarında yurdumun
    En yüksek burçlarına çıkar,
    Bayrak olurum.

    Ben öğretmenim,
    Bir rüzgâr olur eserim,
    Erzurum yaylasından.
    Bütün yaylalarımda dolaşırım.
    Özgürlük olurum.

    Ben öğretmenim,
    Yalnızlık türküleri söylerim, mezralarda...
    Kemeraltı çarşısındaki insan seline karışır,
    Karışır yüreğim...
    Umut olurum.

    Ben öğretmenim,
    Göçmen kuşlar gibi dolaşırım yurdumda,
    Geceyle biter yolculuğum.
    Aydınlık olur her yan.
    Işık olurum.

    Ben öğretmenim,
    Baharların sevdalısı...
    Çocuklarımın gözlerinden akıp içeri,
    Can veririm.
    Hayat olurum.

    Ben öğretmenim,
    Gökyüzü hepimiz için mavi...
    Bulut olur dolaşırım göklerde.
    Sonra indiğim yerde,
    Rahmet olurum.
    Adem AKYOL




    Şimdi Neredesiniz Hocam


    İlk okula geldiğimde siz yanımdaydınız.
    İlk siz öğrettiniz okumayı_yazmayı,
    İlk siz öğretiniz sevgiyi_saygıyı,
    Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!

    Ağladığımda yanımdaydınız
    sıkıntılarımı benimle paylaştınız.
    Dertlerimi dindirdiniz,
    Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!

    Anne baba oldunuz
    Kol kanat gerdiniz.
    Şefkat ile yaklaştınız
    Şimdi Neredesiniz HOCAM!!!
    Büşra Dursun

  2. #2

    Üyelik tarihi
    Nov 2012
    Yaş
    24
    Mesajlar
    11
    Tecrübe Puanı
    0

    Cevap: 24 Kasım Öğretmenler Günü | Öğretmenler Günü ile ilgili Resimler,Şiirler,Video

    Eyvallah kardesim
    Karaaaa likes this.

 

 

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Banner

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211