Meşrutiyet Dönemi Tiyatrosu
1860 yılında İbrahim Şinasi, Tercümân-ı Ahvâl gazetesinde "Devlete asker veren, vergi veren, devlet buyruklarını yerine getiren millet, devletin iyi mi, kötü mü yönetildiği hakkında düşündüklerini söyleme hakkına sahiptir." düşüncesini ileri sürer.
Şinasi'nin bu düşüncesi Namık Kemal tarafından da benimsenir ve tüm baskılara karşın sürekli işlenir.
II. Abdülhamit meşrutiyet yönetimini kurmaya, anayasa yaptırıp yurdu ona göre yönetmeye, meclisi ve senatoyu toplamaya söz vererek padişah olmasına karşın bu sözlerini yerine getirmez. Fakat özgürlüğü sağlamak için yıllarca yapılan gizli çalışmaların ve baskılara direnen aydınların çabaları sonucu II. Abdülhamit 1908'de II. Meşrutiyeti ilân etmek zorunda kalır.
1908'den sonra başlayan yeni dönemde tiyatro çalışmaları hızlanır. Tanzimat dönemi yazarlarının yasaklanan oyunları yeniden sahnelenir. Tiyatro, topluma hizmet veren yarı resmî bir nitelik kazanır. Cumhuriyet tiyatrosunu hazırlayan gelişmelerin temeli bu dönemde atılır.
Meşrutiyet tiyatrosu, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âti ve Millî Edebiyat dönemini kapsar.
Bir UmuttuR YaşAmaK...